TÜRKİYE'NİN YÜKSEK DIŞ BORCU
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
TÜRKİYE'NİN YÜKSEK DIŞ BORCU 2008-11-20 (23:42)
Alp Alp (alp22)
Alp Alp (alp22)
Kayıt: 2008-07-12 (18:40)
Mesaj: 142
TÜRKİYE'NİN YÜKSEK DIŞ BORCU
Özel sektörün yüksek dış borcu Türkiye'nin başını ağrıtıyor. Konjonktür beklendiğinden kötü gelişiyor. Başbakan Erdoğan, IMF'den yardım almakta tereddüt ediyor.

Jan Keetman

Neue Zürcher Zeitung, 30 Ekim



Panik yapmaya kesinlikle eğilimli olmayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, bu hafta alarm verdi. Hükümetin, özel sektörün borçlarıyla ilgilenmemeyi sürdüremeyeceğini belirtti. Sonuç olarak, Türk şirketlerinin zevk için borçlanmadığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu şöyle özetledi: "Dış ülkelerden alınan milyarlarla yatırım yaptık ve iş olanakları yarattık."

Dış borçlar, Türk ekonomisine büyük yük olmuş durumda. İki yıldır devam eden yüksek faiz politikası nedeniyle özel sektör Temmuz ayına kadar 193 milyar dolar borçlandı. Ancak, finans piyasaları krizi nedeniyle Türkiye'den birçok fon geri çekildi. Bu, Türk lirasının dolara karşı bir ay içerisinde üçte bir oranında değer kaybetmesine yol açtı. Hafta başında Türk lirası yeniden stabil duruma geldi, çünkü Türk yatırımcılar kazanç sağladı. Ancak daha başka Türk lirası dalgalanmalarından dolayı duyulan korku, piyasadan uzaklaşmadı. Bu belirsizliğe, gayrisafi yurtiçi hasılanın bu yıl yüzde 6,6'sı oranında olması beklenen cari işlemler açığı neden oluyor.

Birinci çeyreğin ilişkileri hesaplandığında, özel sektör dış borçlarının yüzde 23'ünün kısa vadeli olduğu görülüyor. Bu oldukça yüksek bir miktar. Bundan başka, borçların hızla çoğalması Türk ekonomisinin ek krediler gelmezse büyümeye devam edecek durumda olmadığını gösteriyor. Ek kredi meselesi şimdi tartışılıyor. Büyüme, ek krediler olmazsa büyük oranda gerileyecek. Birinci çeyrekte gayrisafi yurtiçi hasıla geçen son çeyreğe göre yüzde 6,7 oranında yükselirken, bu, ikinci çeyrekte sadece yüzde 1,9'da kaldı. Bu büyük yavaşlama, hükümet partisi AK Parti'ye açılan ve en kötü ihtimalle partinin kapatılması sonucunu doğurabilecek davayla oluşan güvensizlik ortamıyla açıklanmıştı. Birinci çeyreğin büyüme rakamları iş günleri bağlamında hesaplanırsa, büyüme oranı yüzde 3,3 olmak üzere yarıya iniyor. İkinci çeyrekteki gerileme böylece bir çizgide bulunuyor. Bunu sanayi üretiminin Ağustos ayında 2007 yılının aynı dönemine göre yüzde 4 oranında geriye gitmesi de destekliyor. Ayrıca elektrik tüketimi Eylül ayında düşüş gösterdi.

Hükümetin iş dünyasına garanti vermesi ya da taze parayla destek olması konusunda farklı görüşler var. Devlet şimdiden yüksek faizle borç almak durumunda. Bunun dışında hükümet IMF ile bir çeşit yapay kriz içerisinde bulunuyor. Başbakan Erdoğan günlerdir IMF'ye kızıyor, "Ümüğümüzü sıkmaya kalkmasınlar" gibi sözler sarf ediyor. Bu sözlerin ardında hükümetin aslında IMF ile görüşmeleri yürüttüğü itirafı bulunuyor. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in belirttiği gibi "teknik düzeyde". Başbakana, Türkiye'nin yeniden IMF'ye döndüğünü itiraf etmek zor geliyor. Şimşek, Mayıs ayında gururla Türkiye'nin artık IMF'den bağımsız olduğunu açıklamıştı. Tanınmış köşe yazarı İsmet Berkan başka bir neden de olduğunu düşünüyor. Hükümet gelecek Mart ayındaki yerel seçimler öncesinde harcama politikasına engel çıksın istemiyor. Erdoğan, partisine, 2007 yılındaki genel seçimlerde elde edilen yüzde 47'lik oy oranını yüzde 60'a çıkarma hedefini verdi. Meclis ekim ayının ortasında, yüzde 4 ekonomik büyüme ve devlet gelirlerinin yüzde 17,7 oranında artmasını öngören bütçeyi onayladı. Gerçi bu gerçekçi değil, ancak devlete yüksek oranda para harcamaya olanak tanıyor. Gerçi devletin harcama politikası konjonktürü destekliyor, ancak Hisarcıklıoğlu'nun ifade ettiği gibi, yüksek faizler pahasına. Koz olarak, 2001 krizinden sonra temelden düzenlenen Türk bankacılık sistemi bulunuyor. Buna rağmen, Erdoğan hükümeti de er ya da geç yine IMF kredisine ihtiyaç duyacak.
2008-11-20 (23:45)
Alp Alp (alp22)
Alp Alp (alp22)
Kayıt: 2008-07-12 (18:40)
Mesaj: 142
son cumle ne kadar manidar er ya da gec imf ile gorusmek zorunda kalcagımızı soluor ..ve biz su anda yine imfnin kucagındayız..adamın yazdıgından uzun bir zaman gecmeden anlasma oldu bile
2008-11-22 (16:00)
Alp Alp (alp22)
Alp Alp (alp22)
Kayıt: 2008-07-12 (18:40)
Mesaj: 142
vay be yazıı mı cok uzun geldi de kimse okuup bizimle degerli dusuncelerini paylasmaya yeltenmior?o kadar da ekonomi okuyan arkadas var.iste sorun burda zaten.biz sadece suclu bulur suclarız.ne nie oldu merak etmeyiz.
2008-11-22 (16:43)
Ufuk Cıngıl (fekame)
Ufuk Cıngıl (fekame)
Kayıt: 2007-04-16 (19:20)
Mesaj: 395
benim icim rahat.
hukumeti kayitsiz sartsiz savunanlarin, turgut ozali kahramanlastiranlarin cevap vermesi lazim. verecek cevaplari varsa tabi!
ama henuz hasan cemaller yazmadiysa, fehmi korular soylemediyse, bu arkadaslarin ne sucu var?
bazi kaynaklar bi kilif bulacak ki onlar da ezberden tekrarlayacak...
dolayisiyla cok beklersin arkadasim Göz kırpıyor
2008-11-22 (18:09)
Alp Alp (alp22)
Alp Alp (alp22)
Kayıt: 2008-07-12 (18:40)
Mesaj: 142
kardesim ins dedigin gibi diildir.sonucta bu kusak bu konuyu konusup bilgi alısverisinde bulunamıcaksa yazık..aslında belki de sitenin yeni durumundan kaynaklanıordu..yoksa bu site ole bos diildi.copcatanbook a cevirdiler ya burayı degerli dusuncelerinden paylasımlarından faydalandıgımız insanlar da uctu.ya da kusup birsey yazmamaya konusunca ne olcak sanki demeye getiriorlar.onlar da haklılar ..ne dielim:)
2008-11-22 (18:31)
Kibrisli Efe (kibrisli23)
Kibrisli Efe (kibrisli23)
Kayıt: 2007-06-03 (16:01)
Mesaj: 5.289
bu sitede ciddi konulara yazacak kaç kişi kaldı ki dediğin gibi insanlar ya küstürüldüler ya da yazmak gelmiyor içlerinden..